18 Mart 2007
Saat 16.30
Statthaus Böcklerpark
Prinzenstrasse 1 | Berlin-Kreuzberg
Konuşmacılar:
İtalya: CCCPSRİ [Kızıl Yardımİtalya'nın inşası için yoldaşlar]
Konu: Kızıl Tugaylar'dan siyasi tutsaklar
İspanya: Kızıl Yardım Enternasyonalİspanya
Konu: Grapo/PCE(r)'den siyasi tutsaklar
Bask Ülkesi: Bask gençlik hareketi temsilcileri
Konu: Siyasi tutsaklar ve Bask Ülkesi'nedeki mevcut durum
Yunanistan: Heike Schrader [Gazeteci/Atina]
Konu: "Devrimci Örgüt 17 Kasım" davaları
İsviçre: Kızıl Yardım Enternasyonal
Avusturya: Uluslararası Tecritle Mücadele Platformu [İPAİ]
Konu: "Anti-terör-yasaları" ve "kara listeler"
Almanya: Devrimci bir perspektif için G8 karşıtı birlik
Konu: Baskılar ve G8
Almanya: Eski RAF tutsakları, Heinrich Fink [VVN-BdA]
Konu: 30 yıl Stammheim
Türkiye:İstanbul TAYAD başkanı
Konu: Tecrite karşı direniş
Fransa: Georges Ibrahim Abdallah'a özgürlük komitesi
Konu: FARL ve Action Directe'ten siyasi tutsaklar
ABD: Jürgen Heiser [İVK Bremen]
Konu: Mumia Abu-Jamal ve Kara Panterler'den siyasi tutsaklar
Moderasyon: Siyasi Tutsaklara Özgürlük Ağı
18 Ekim 1977 tarihinde üç RAF'lı tutsak; Gudrun Ensslin, Andreas Baader ve Jan-Carl Raspe yüksek güvenlikli Stuttgart-Stammheim Hapishanesi'nde ölü olarak bulundular. Alman Devleti hala intihar olduğunu savunuyor. Bu olayın ardından 30 yıl geçti. En ağır tecriti yıllarca yaşamış olan üç RAF (Kızıl Ordu Fraksiyonu) tutsağı (Christian Klar, Eva Haule ve Birgit Hogelfeld) hala hapishanede bulunuyor. Alman devleti, bu üç devrimci tutsaktan intikam alıyor. Devrimci kimliklerini korudukları ve düşüncelerini savundukları için, serbest bırakılmıyorlar.
"Stammheim" yüksek güvenlikli hapishane modeli, Türkiye'ye ve başka ülkelere ihraç ediliyor. Avrupa Birliği'nin dayatmaları üzerine Türkiye'de 19 Aralık 2000 tarihinde F Tipi tecrit hapishaneleri "Stammheim prensibi"ne göre açıldı. Türkiye'de 19 Aralık 2000'de siyasi tutsakların F Tipleri'ne sevki amacıyla 20 hapishaneye aynı anda gerçekleştirilen "Hayata Dönüş" operasyonunda, 28 tutsak katledildi. Bu operasyonda İstanbul Bayrampaşa Hapishanesi'ndeki 6 kadın tutsak kimyasal gazlar ve yangın bombaları ile diri diri yakılarak katledildi.
Türkiye'deki siyasi tutsaklar, 7 yıl boyunca F Tiplerinde uygulanan "tecrit işkencesine" karşı ölüm orucu direnişini sürdürdüler. Türkiye Devleti'nin geri adım atması ve 10 siyasi tutsağın bir araya gelme olanağının sağlanması ile birlikte ölüm orucu direnişine, 22 Ocak 2007 tarihinde ara verildi. 7 yıl süren tecrite karşı direnişte 122 insan yaşamını yitirdi, çok sayıda insan sakat kaldı.
Avrupa'nın çekirdek ülkelerinde de insan hakları ayaklar altına alınıyor. Fransa'daki Action Directe tutsakları da RAF tutsakları gibi, benzer sebeplerden dolayı ağır koşullar altında hapishanelerde tutuluyor. Aldıkları cezalar çoktan bitmiş, ancak politik sebeplerden dolayı serbest bırakılmıyorlar.
(n)PCİ; (yeni) İtalya Komünist Partisi ve GRAPO/PCE(r) (1 Ekim Anti- faşist Direniş Grupları / İspanya Komünist Partisi (yeniden inşa edilmiş) çevresinden militanların yanı sıra Bask Ülkesi'nde, Bretonya'da ve Arap ülkelerinde; 200'den fazla tutsak bulunuyor.
Lübnan'lı devrimci komünist Georges İbrahim Abdallah da 22 yıldan beri hapishanede. İktidarın mesajı açık; pişmanlık göstermedikçe hapishanede kalacak.
Baskı ve tecrit, İtalya'da da uygulanıyor. İtalyan "41(bis)" yasasıyla, siyasi tutsaklar ve çevreleri tamamen tecrit ediliyor. Somut olarak tutsaklar için bu durum, kitapların ve dergilerin kısıtlanması, kapalı görüş, aile yakınlarıyla telefon görüşmelerinin gözetim altında bulunan polis kışlalarından yapılması anlamına geliyor.
"41(bis)" yasası, davaların video konferansı aracılığıyla görülmesini de öngörüyor. Sanık, duruşmayı hapishanede bulunan bir hücreden tek başına veya bazen de bir avukatıyla birlikte takip ediyor. Bundan dolayı sanık, ya hiç ya da kısıtlı olarak duruşmaya müdahale edebiliyor. Her tutsak bir hücrede tecrit edildiği için siyasi bir dava ve kolektiflerin oluşturulması engelleniyor.
Bask Ülkesi'ndeki insanlar on yıllardan beri kendi kaderlerini tayin etme hakkı için mücadele ediyorlar ve taleplerine baskı, zulüm ve işkence ile cevap veriliyor. Dünya genelinde hala 2000'i aşkın Bask'lı sürgün. Birçok ülkeye dağıtılmış olan 700'ü aşkın Bask'lı tutsak var. çoğu İspanya'da tutsak ve en az 84 değişik hapishanede bulunmaktalar. Tutsakların % 60'ı tecrit altında ve bir çoğu kötü muameleye ve işkenceye maruz bırakılıyor. 3 ayı aşkın bir zamandır açlık grevinde bulunan İnaki De Huana'ya yönelik uygulanan intikam politikası ve gençlik hareketi SEGİ'nin yasaklanması ve kriminalize edilmesi Bask Ülkesi'ndeki sıkı yönetimin ve baskıların en son örnekleridir.
Yunanistan'da, 17 Kasım Örgütü'nün üyesi olmakla suçlanan 17 kişiye karşı yaklaşık bir yıldan beri temyiz davası sürüyor. Tek amaç, verilen cezaların onaylanması. İlk celsede , işkence altında alınan ifadelerle bazı tutsaklara ömür boyu hapis cezaları verilmişti. 2002'nin yaz aylarından bu yana tecrit altında tutulan tutsakların hapishane koşulları bugüne kadar pek değişime uğramadı.
Avrupa hapishanelerindeki tecrit uygulamaları ve kabul edilmez koşullar, son olarak değişik örgütlerden olan İrlanda'lı cumhuriyetçi tutsakların birleşik direnişinde olduğu gibi sürekli olarak isyanlara yol açıyor.
Fakat siyasi tutsaklar ve destekçileri, tecrit ve baskı politikalarına karşı sadece Avrupa'da direnmiyor. İnsanlar, politik faaliyetlerinden dolayı dünya genelinde hapsediliyor, işkenceye uğruyor, katlediliyor. Ve dünya genelinde direniş sergileniyor. 10.000'i aşkın tutsağın bulunduğu İsrail hapishanelerinde Filistin'li tutsaklar insanlık dışı uygulamalara maruz kalıyor. Kuzey ve Latin Amerika ülkelerinde Küba'lı 5’ler, Leonard Peltier ve eski Kara Panter'ler gibi siyasi tutsaklar, 30 yıldan fazla hapishanelerde ve on yıllarca tecrit hücrelerinde kalabiliyor. 1981'den beri ölüm hücresinde bulunan Mumia Abu-Jamal'in bu yıl davası tekrar görülecek. Bunun sonucunda ya özgürlüğüne kavuşacak ya da idam kararının onaylanması ve idamı söz konusu olacak.
Ekonomik talan ve sömürü, emperyalist-kapitalist saldırganlık, politik direnişlere sebep oluyor. İktidarlar bunu bildiklerinden dolayı, direnişleri kırmak için her yönteme başvuruyorlar. 11 Eylül'den bu yana emperyalist ülkeler, direnişlere karşı "kara listeler"i ve "anti-terör-yasaları"nı uyguluyorlar. Bu yasalar, siyasi muhaliflerin uluslararası takip edilmesini mümkün kılıyor. Geçtiğimiz aylarda, Danimarka ve Belçika'da gerçekleştirilen baskı furyalarının ardından Almanya'da da baskınlar ve tutuklamalar yaşandı. Bu baskınlarda tutuklananlar anti-terör-yasasının 129/b maddesine göre, DHKP-C'ye üyelikten yargılanmak isteniyor.
Türkiye'de ise; yıllardır var olan devlet terörü, Haziran 2006'dan bu yana "Terörle Mücadele Yasası" ile sürüyor. 1 Nisan 2004'te DHKP-C'ye yönelik düzenlenen uluslararası saldırının ardından, Türkiye Devleti politik baskılarını sürdürerek Eylül 2006'da "MLKP Operasyonu" adı altında Türkiye genelinde baskın ve tutuklamalar gerçekleştirdi.
Devrimci, demokrat kesime yönelik baskılar giderek şiddetleniyor. Devrimci, demokrat insanlar, "Terörle mücadele" adı altında "terörist" olarak lanse ediliyor. Bununla birlikte insanlar, "iyi" veya "kötü", "topluma yararlı" veya "yararsız" olarak etiketleniyor. Böylece tecrit ve bireycileşme ile kendisini gösteren bir bölünme hedefleniyor.
Son aylarda Avrupa ülkelerinde muhalif kesimlere yönelik, artan saldırıların bir amacı da, Haziran 2007'de, Heiligendamm'da yapılacak olan G8 zirvesine yönelik olası protesto gösterilerini önlemek içindir.
Halkların örgütlenmesi ve ortak direnişinin önüne geçilmesi, hapishanelerde ve dışarda direnenlerin, birbirlerinden tecrit edilmesi, kapitalist devletlerin varlıklarını korumak için temel bir koşuldur. Böylece örgütlü ve geniş direnişlerin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Bundan dolayı, tecrit politikasının ve kapitalist sömürünün globalleştirilmesi değişik araçlarla sürdürülmektedir. Emperyalist sömürü politikaları uluslararası askeri, gizli servis, polis, medya, eğitim ve mülteci politikalarıyla karşımıza çıkıyor. Siyasi tutsaklar üzerindeki baskılar, emperyalist, kapitalist sömürü sistemi ile göbekten bağlı olduğu için tutsaklarla olan enternasyonal dayanışma sömürüsüz ve zulümsüz bir dünya için mücadelenin önemli bir etkeni olmalıdır.
Bunun için 18 Mart 2007'de Berlin'de düzenleyecek olduğumuz kongrede sizlerle birlikte enternasyonal dayanışmanın güçlendirilmesi için yollar aramak istiyoruz.
Tecrite Karşı Enternasyonal Dayanışma!
Baskılara Karşı Direniş!
Kurtuluş İçin Mücadele
Siyasi Tutsaklara Özgürlük Ağı

Destekleyenler:
AGİF
Anti faşist Devrimci Eylem - Berlin (ARAB)
Devrimci bir Perspektif için G8 Karşıtı Birlik
Kolombiya için Genişletilmiş Birlik
Tutsak Enformasyonu (Gefangenen İnfo)
Grup İşçi Gücü
Grup Enternasyonal Dayanışma (Magdeburg)
İCAD Almanya Seksiyonu
İnterkomm
Uluslararası Tecritle Mücadele Platformu
Enternasyonalist Akşam
İrlanda Grubu Omega
İVK Bremen (Uluslararası Savunma Komitesi – Bremen)
Siyasi Tutsaklara Özgürlük Ağı (Magdeburg ve Kuzey Almanya Seksiyonu)
Devrim Berlin
Devrimci Eylem Dahmeland
Devrimci İnşa - İsviçre
Kızıl Eylem - Berlin
Kızıl Yardım Berlin İl Grubu
Oihuka Dayanışma Grubu
Tayad Committee - Berlin
(Özgürlük İstiyoruz) Kampanyası
WPRM - Berlin
Medya partneri:
Junge Welt (Genç Dünya Gazetesi)

Move against G8!
Fişleme - Sindirme - Polis şidetti!
Saat 20'de | Zielona Gora | F-Hain
Düzenleyen: İnterkomm
İtalya ve İsvicre'deki baskılara karşı protesto mitingi
Saat 17'de | Kreuzberg | Kottbusser Tor | Siyasi Tutsaklara Özgürlük Ağı
Cafe Rojo: "Matti'ye özgürlük!"
Saat 18.30'da | Rote İnsel | Mansteinstr.10 | S-BHF Yorckstrasse
Düzenleyen: Anti faşist Devrimci Eylem - Berlin (ARAB)
Polis taktiği - Kodlanmış polis şahitlerinden ve mahkeme davalarına ve gösterilere yansımaları
Christian ile Dayanışma Grubu temsilcilerinin katıldığı enformasyon paneli(www.freechristian.de.vu)
Saat 20'de | Bunte Kuh | Parkstrasse. 16 | Tramvay istasyonu Albertinenstr'nin yakınında (M4/M12)
Düzenleyen: Anti faşist Devrimci Eylem - Berlin (ARAB)
Cafe Rojo: Türkiye'de tutsak direnişi
Tayad Komite temsilcisi dünyanın en uzun hapishane direnişini anlatıyor.
Saat 17'de | Rote İnsel | Mansteinstr.10 | S-BHF Yockstrasse
Düzenleyen: Anti faşist Devrimci Eylem - Berlin (ARAB)
"Hepsine özgürlük"
18 Mart'la ilgili kültür etkinliği
Detlev K ve başka müzisiyenlerle birlikte devrimci türkü aksamı
Yemek ve film gösterimi
Saat 20'de | Zielona Gora | F-Hain
Uluslararası Kongre "BÜTÜN DÜNYADAKİ SİYASİ TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK"
Fransa, Türkiye, İtalya, İspanya, Bask Ülkesi, ABD, İrlanda, Yunanistan, İsvicre, Avusturya ve Almanya'dan konuşmacılar.
Saat 14'de | Statthaus Böcklerpark
Baskılara karşı ne yapmalı?
Yürüyüşlerde ve eylemlerde nasıl davranmalı? Avukat Martin Hänselmann ve Kızıl Yardım temsilcisiyle panel.
Saat 19'da | BAIZ | Christinenstr. 1
Düzenleyen: Anti faşist Devrimci Eylem - Berlin (ARAB) & Şarap Kızılı Prenzelberg İcin Anti-faşist İnisiyatif (AIWP)